Alternative flash content
Requirements
Alternative flash content
Requirements
Türkiye'nin ithalatında yüzde 1, ihracatında ise yüzde 13 oranında pay içermekte olan Tekstil Sektöründe faaliyet gösteren şirketlerinin önemli seviyedeki çoğunluğunda; Bilançoların, Gelir Tablosu kadar önemli hatta daha önemli olduğu bakış açısı yerleşik değildir.
Bankalar veya benzeri kurumlarla ilişkilerde şeffaf şekilde ortaya konan, faaliyet gösterilen sektöre göre dengeli bir bilanço, kredibilite anlamında önemli bir görevi yerine getirmektedir. Faaliyetleri tam olarak yansıtan, riskler ve fırsatlar göz önüne alınarak oluşturulmuş bir Bilanço, Şirket için özellikle finansman kaynağı yaratılması anlamında veya finansman şartlarının iyileştirmesinde en önemli araçtır.
Bilanço yapısındaki Varlıkların kendi içindeki uyumu, optimum kaynak ve varlık yapısının kurulması yönünde atılacak doğru bir adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Hazır değerlerin (kasa, banka, alacaklar, stok...) Kısa süreli borçlardan (banka kredileri, satıcılar, avanslar...) daha yüksek tutarda olması dikkate alınması gereken önemli konulardandır. Borçlar, Krediler ve Öz sermayenin birlikte etkileşimleri de göz önüne alınarak işletme aktifi içerisindeki dengeli payları ve uyumsuzlukların giderilmesi, şirketlere “Finansman Yönetimi” yapmaları konusunda temel unsur olarak yardımcı olmaktadır.
2011 yılında Yabancı ortaklık ve satınalma işlemleri ile ilişkili 11,5 milyar USD’nin üzerinde bir yabancı sermaye yatırımı Türkiye’de gerçekleşmiştir. Özellikle tekstil sektöründeki ortaklık ve satınalma işlemlerinde, mali tablo düzeni ve mali olmayan unsurları da içine alan dengeli ve uyumlu yapısı olan şirketlerin, yabancı sermaye yatırımlarında tercih konusu olduğu dikkati çekmektedir. Banka ve finans kuruluşlarında sermaye yeterliliği hesaplamasında ve risk yönetimi stratejilerinde çok önemli yenilikler getiren Basel II Türkiye’de de bankacılık ve finans kesiminin en önemli gündem maddelerinden biri olma yolunda hızla ilerlemektedir. En temel yenilik finansal sistemin kredi müşterilerini değerlendirmek için kurmayı planladıkları derecelendirme sistemleri konusudur. Buna göre; şirketlerden risk puanı düşük olanlar finansal piyasalardan kullanacakları ürünlerin fiyatlandırılmasında daha avantajlı konumda olacaklardır.
Gelecekte karşılaşılabilecek riskler için uyarıcı niteliği bulunan bilançolar konusunda sektörde faaliyette bulunan şirketlerin dikkate alabileceği konuların bazıları şunlar olabilir:
· Kısa vadeli dış kaynaklar ile orta ve uzun vadeli yatırımların finanse edilmemesi.
· Stokların rasyonel seviyelerin üzerinde olmaması, minimum düzeye çekilmesi.
· İşletmelerdeki tüm atıl kaynakların gözden geçirilerek aktifleştirilmesi.
· Likit durumda kalınması.
· Kriz ortamları, firmaların yeniden yapılanmasında fırsat olarak değerlendirilmeli.
· Yeni yatırımlara rekabeti artıcı olan teknik yatırımlar dışında yer verilmemesi.
Ocak-Ekim döneminde Türkiye'nin 201,6 milyar dolarlık toplam ithalatına karşın, dokuma ve kumaş ithalatı 2,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Türkiye'nin hazırgiyim ihracatı 16 milyar dolar seviyesi ile Eylül ayına kadar sürekli artış eğiliminde olmakla birlikte, ek vergilerin gündeme gelmesiyle birlikte Eylül’de ilk kez eksiye dönerek yüzde 1,8 gerileme kaydetmiştir. Sektör ihracatı Ekim'de yüzde 2,4; Kasım'da da tekrar yüzde 2,4 oranında azalma kaydetmiştir. Aralık ayında, sektör ihracatındaki gerileme ise yüzde 9 seviyelerine ulaşmıştır. Aralık ayındaki büyük düşüşte, ek vergilerin yanı sıra, Avrupa'da derinleşen borç sorunu da etkili olurken, toplam ihracatımızda %45 paya sahip AB ülkelerine ihracattaki sektör bazlı gerileme yüzde 15 in üzerinde gerçekleşmiştir.
Kurumsal Yönetim ilkelerinin en önemlilerinden biri olan Bilanço Yönetimi Şirketin geleceğine dair çok önemli ipuçları taşımakta ve daha da önemlisi Şirketin Bilanço yapısı, karlılığını garantiye almanın bir yolu olarak kabul görmektedir. Bugün yaşanan gelişmeler, özkaynak/yabancı kaynak dengesinin daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasını gerekli kılmaktadır. Çünkü özkaynak yeterliliği, Türkiye koşullarında önemli bir rekabet avantajı haline gelmiştir. Ayrıca, sürekli ve özellikle de kısa vadeli dış kaynak ile ayakta kalabilmek mümkün değildir.
Dr. Cem Burak Şahözkan
Alternative flash content
Requirements
Alternative flash content
Requirements
Alternative flash content
Requirements